| SAMSUN |
| | | GENEL
BİLGİ |
| Karadeniz
Bölgesinde yer alan Samsun, doğal tarihi ve kültürel zenginlikleri, deniz, kara,
hava, demiryolu ulaşım olanakları ile bölgenin turizm potansiyeli en yüksek kentlerinden
biridir. Anadolu'nun savunulmasını planlamak amacı ile Atatürk'ün 19 Mayıs, 1919'da
gelmesi ile Samsun, Türk İstiklal Savaşı'nın başladığı yer olma özelliği ile önemini
her zaman korumuştur.
Samsun ilinin ilçeleri; Alaçam, Asarcık, Ayvacık, Bafra, Çarşamba, Havza,
Kavak, Ladik, Ondokuzmayıs, Salıpazarı, Tekkeköy, Terme, Vezirköprü ve Yakakent'tir. |
|
| | |
Alaçam: Samsun'un
78 km batısında bir sahil kasabasıdır. İlçenin Geyikkoşan sahili, temiz kumsalı,
çınar, kavak ve taflan ağaçlarından oluşan koruluğu ile denize girmek için idealdir.
Asarcık: İl merkezine 44 km. güneyinde yer alır. İlçede bulunan Gökgöl
Cami (1180) ahşap cami mimarisi tarzına güzel bir örnek teşkil etmektedir.
Bafra: İl merkezine uzaklığı 51 km.dir. İlçedeki kaya mezarları, camiler,
hamamlar ve çeşmeler görülmeye değer eserleridir. Çarşamba: İl merkezine
uzaklığı 37 km.dir. İlçede ilk Tunç çağı yerleşmeleri olan Tepecik, Kilise Tepe,
Tünbü Tepe höyükleri tespit edilmiştir. 1206 yılında yapılan Göğceli Cami Anadolu
ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturmaktadır. Caminin en önemli
özelliği hiç çivi kullanılmadan yapılmış olmasıdır. Havza: İlçenin
Samsun'a uzaklığı 86 km' dir. İlçede termal turizm de önemli bir yere sahiptir.
İlçede yapılan arkeolojik araştırmalar sonucu çok sayıda höyük ve tümülüs saptanmıştır.
Kavak:Kavak ilçesinin tarihi oldukça eskidir. İlçe merkezinin kuzeyine
kalan kaledoruğu Höyüğünde 1942 yılında yapılan araştırmalarda M.Ö. 3500- M.Ö.
2000 yıllarına ait eserlere rastlanılmıştır. Bu verilere göre Kavak İlk Tunç Çağından
bu yana yerleşim yeridir. Kaledoruğu höyüğünde Genç Helenistik, Roma, Bizans,
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler rastlanması ise bu yerin hem yerleşim
özelliğini, hem de burada yerleşim sürekliliğini göstermektedir. Hititlerin egemenliğinden
sonra Kavak, M. Ö. 1200'lerde Friglerin, M.Ö. 7. yy. da Milletlilerin egemenliği
altına girmiştir. M.Ö. 333 yılında Pontusların elinde olan Kavak'a daha sonra
Romalılar hakim olmuştur. Daha önce Yahudiliği tanıyan halk, I.yy da İsanın havarilerinden
AzizAndre ve Pier'in bölgeye gelmesiyle Hıristiyanlıkla tanışmıştır. Müslümanlar
Abbasiler döneminde (750-1258) Malatya-Tokat üzerinden Karadeniz kıyılarına uzandılar
ve İslam dinini burada tanıttılar. 1071 Malazgirt Savaşından sonra Selçuklular
döneminde Rükneddin Süleyman'ın Tokat meliki olduğu zaman bölge Selçukluların
eline geçti. Osmanlılar döneminde ise Yıldırım Beyazıt Han Anadoluda birliği sağlamak
için bölgeyi İsfendiyaroğullarından almıştır. 1418 Çelebi Mehmet döneminde ilçe
tamamen Osmanlıların eline geçti. Kavak'ın bundan sonraki tarihi Osmanlı tarihi
içinde gelişimini sürdürmüştür. 1518 tarihli bir Osmanlı Tapu defterinde Kavak'ın
Samsun Sancağına bağlı bir karye (köy) olduğu görülmüştür. 1839 yılında merkez
ilçeye bağlı bucak olmuştur. 1934 yılında da Bucak teşkilatı ilçe Teşkilatına
çevrildi. Ladik: İlçenin Samsun'a uzaklığı 82 km.dir. İlçe merkezine
10 km. uzaklıktaki Hamamayağı (Ladik) kaplıcasının suyu Türkiye'deki birinci dereceden
önemli ve öncelikli kaplıca suyu olarak belirlenmiştir. Ondokuzmayıs: İl merkezine
33 km uzaklıktadır. Nebyan ormanları ve çevresi doğal güzelliğinin yanı sıra ilçede
yapılan yayla şenliklerine de mekan oluşturur. Bölgenin en temiz denizi ve kumu
ilçenin Yörükler mevkiindeki sahilinde yer alır. Salıpazarı:Terme ve
Çarşamba ilçelerinde Alanyaykın, Düzköy ve Bereket köylerinin birleşmesiyle 1973
yılında Belediye olmuştur. 1987-88 yıllarında da ilçe teşkilatı kurularak Samsun'a
bağlanmıştır. I. Dünya savaşından önce yörede Türk köylerinin yanında Rum, Ermeni
ve Gürcü nüfusunun yaşadığı bilinmektedir. I. Dünya savaşı sırasında özellikle
Ermeni çeteleriyle Türk halkı arasında çatışmalar yaşanmıştır. Ancak; Türk halkının
mücadelesi sonunda Ermeniler bölgeyi terketmek zorunda kalmıştı Tekkeköy:Tekkeköy
ve civarında yapılan araştırmalar sonucunda paleolitik dönemden itibaren yerleşimin
varolduğu öğrenilmiştir. Tekkeköy'ün hemen güneyinde yer alan bu yerleşim M.Ö.
600.000 - 10.000lere tarihlenmektedir. İlçedeki araştırmalarda Hitit dönemine
ait katmanlara rastlanmıştır. Friglere ait kalıntılar da bulunmuştur. Yöre M.Ö.
3.yy ortalarında Pontus devletinin sınırları içine girmiş, daha sonra sırasıyla
Roma, Bizans ve Anadolu Selçuklu devletinin eline geçmiştir. Selçuklular Anadoluya
geçmeye başladığı zaman Bizans devletinin egemenliği altında olan bu yöreyi Türklere
ve İslamiyete açmak için, bölgenin önemini de dikkate alarak büyük Türk velisi
Şeyh Zeynüddin'i buraya göndermiş ve bir Tekke kurmuşlardır. Tahminen 1250 - 1330
yılları arasında yaşayan Şeyh Zenüddin kurduğu tekkede yolcuları, düşkünleri,,
fakir fukarayı kazan kurarak doyurmuştur. TEKKEKÖY adının buradan geldiği söylenmektedir.
1399'da Tekkeköy Osmanlı egemenliğine girmiştir. 1402 Ankara savaşından sonra
Kubatoğullarının eline geçmiştir. 1419'da Çelebi Mehmet Tekkeköy'ü tekrar Osmanlı
topraklarına katmıştır. Osmanlılar döneminde burada Türkler ve Bizans döneminden
kalma Rum halkı barış içerisinde yaşamışlardır. Ancak I. Dünya savaşı sırasında
Türk ve Rum halkı arasındaki barış bozulmuştur. Kurtuluş savaşı sonrasında yapılan
Lozan Antlaşması gereği buradaki Rum halkı Batı Trakya Türkleriyle yer değiştirmiştir.
Vezirköprü: İl merkezine uzaklığı 116 km.dir. Fazıl Ahmet Paşa Camii ve
Bedesteni ile Taşkale Camii ilçedeki önemli eserlerdendir. Yakakent:
İl merkezine uzaklığı 84 km. dir. İlçe doğal güzelliklerin zenginliği ile göze
çarpar. Çam ormanları ile kaplı yeşil tepeler, masmavi sularla buluşur. Yakakent
sahillerinde denize girmek için ideal doğal plajlar ormanla iç içe uzanmaktadır. |
|