|
KÜTAHYA
|
|
|
|
GENEL
BİLGİ
|
|
Kütahya
gelişmekte olan sanayisi, zengin yer altı ve yerüstü
kaynakları, üniversitesi, termal kaynakları, el sanatları
ve tarihi ile önemli bir turizm potansiyeli oluşturmaktadır.
Kütahya’yı gezerken; Dünyanın İlk Antik Borsasının Çavdarhisar
İlçesindeki Aizanoi’de kurulduğunu, Zeus Tapınakları
içinde Dünya’da en sağlam korunagelmiş tapınağın Aizanoi’de
olduğunu, Dünyadaki İlk Toplu İş Sözleşmesi’nin 13 Temmuz
1766’da Kütahya’da imzalandığını, Avrupa ve Dünyadaki
ilk ve tek Çini Müzesinin Kütahya’da olduğunu, Evliya
Çelebi’nin Kütahya’lı olduğunu, Osmanlı Devletinin kurucusu
Osman Gazi’nin büyükannesi,
|
|
|
|
Hayme
Ana’nın türbesinin Domaniç İlçesi Çarşamba Köyü’nde olduğunu, Kütahya’nın
Germiyan Beyliğine 130 yıl başkentlik, Osmanlı Anadolu Beylerbeyliğine
400 yıl merkezlik yaptığını,
Türkiye’nin en önemli porselenlerinin Kütahya olduğunu, Kütahya’daki
termal kaynakların bin bir derde deva olduğunu unutmayın.
Kütahya İlinin İlçeleri; Altıntaş, Aslanapa, Çavdarhisar, Domaniç,
Dumlupınar, Emet, Gediz, Pazarlar, Şaphane, Hisarcık, Simav ve Tavşanlıdır.
Altıntaş:
İl Merkezine 34 km. uzaklıkta güneybatı ve doğusunda dağlarla çevrili,
Porsuk Çayı ve kollarının suladığı verimli bir ovada kurulan Altıntaş,
Frigler zamanda Ağroste ve Zbourcea adıyla anılmaktayken Roma döneminde
de Appia merkezli Cerevra antik kentlerine ev sahipliği yapmıştır.
Altıntaş yöresinde, katolitik dönem buluntularının yanı sıra Üçhöyük’te
ilk Tunç Çağı’na tarihlenen bir yerleşme alanı saptanmaktadır.
Aslanapa: İl merkezine 54 km. uzaklıktaki Aslanapa, çam ve
meşe ormanı ile çevrili Muratdağı ve Yellice Dağları ile çevrili
verimli Aslanapa Ovasında kurulmuştur. Aslanapa tarihi hakkında
kesin bir bilgi olmamakla birlikte M.Ö.’ye dayanan çeşitli Medeniyetlere
ev sahipliği yaptığı, kültür izlerinden tespit edilmektedir.
Çavdarhisar: Kütahya'ya 57 km. uzaklıktadır. Çavdarhisar
antik kaynaklarda Aizanoi olarak geçmektedir. Aizanoi şehri civarının
M.Ö. 3 bin yıllardan beri yerleşim yeridir.Erken Bizans döneminde
Hristiyanlığın yayılmasıyla piskoposluk merkezi haline gelmiştir.
İmparator Hadrianus tarafından yaptırılan Zeus Tapınağı bu ilçededir.
Bunun yanında tiyatro. Stadyum, sütunlu cadde, kemerli köprüler,
mozaik hamam, mezarlıklar, anıtsal kapılar, dünyada ilk sel felaketini
önlemek için inşa edildiği anlaşılan baraj duvarı, ilk borsa binası
olarak kullanılmış yuvarlak yapı bulunmaktadır.
Domaniç : Domaniç Kütahya'ya 89 km. uzaklıktadır.Merkezde
ve köylerde Roma ve Bizans dönemlerinin özelliklerini taşıyan dua
ve mezar taşlarına rastlanmaktadır. Ayrıca, Mızık Çamı ve Devlet
Ananın (Hayme Hatun) türbesi bu ilçededir. Domaniç'in doğal güzellikleri:
Ebem Çamlığı, Ilıcaksu, Sarıkız, Karagöl Yaylası, Acı- su, Kızınsarayı,
Durabey Mağarası, Karaerik Deresi, Kocayayla, Alibey Çeşmesi, Pazar
Alanıdır.
Dumlupınar: Kütahya'ya 82 km. uzaklıktadır.Ulusal Kurtuluş
Savaşı'ndaki Meydan Muharebesinde, Mustafa Kemal Paşanın karargah
yerinin anıt evi, cephede ve cephe gerisinde şehitlerimizin anısına
dokuz adet anıt ve şehitlik vardır.
Gazi Emet : Emet, Kütahya'ya 100 km. uzaklıktadır.Şifalı
su kaynakları bol olan bu bölge "Termal Turizm Bölgesi"
olarak ilan edilmiştir. Eğrigöz kalesi ve doğal mağaraların içerisindeki
sarkıt ve dikitler turistlerin ilgi odağıdır. Gencel, Tahtalı, Tetik,
Kirazlı, Karataş, Kayı Göleti görülmeye değer yerlerdir.
Gediz: Gediz, Kütahya'ya 90 km. uzaklıktadır. Orman içinde
yayla özelliği taşıyan Murat dağı dinlenme yeri olduğu kadar kaplıca
özelliği de vardır.
Hisarcık : Hisarcık İl Merkezine 111 km. uzaklıktadır.İlçeye
bağlı Hamamköy de Kaplıca ve Yukarı Yoncaağaç Köyünde Ilıca bulunmaktadır.
Bu şifalı sular bir çok hastalığa şifa vermektedir.
Pazarlar: Pazarlar Kütahya İl Merkezine 134 km. mesafededir.
İlçe doğal güzellikler bakımından oldukça zengindir. Göleti, Sarıyayla
ve Akkaya mevkii dinlenmek için oldukça güzel bir manzara oluşturmaktadır.
Simav: Simav, Kütahya İl merkezine 135 km. uzaklıktadır.
Simav denilince doğal güzellik olarak Gölcük yaylası, Nadarçam,
Gebeoluk, Hisar (Asar), Karşıyaka, Çeyrekçi akla gelir. Simav kaplıca
suyu ve jeotermal yönden oldukça zengin bir yerdir.
Şaphane: İl Merkezine 125 km. uzaklıkta, doğuda Gediz, batıda
Simav arasında yükselen Şaphane Dağının güney eteklerinde kurulan
ilçe tarih sahnesinde sırasıyla Friglerin, İskender İmparatorluğunun,
Bizanslıların ellerinde bulunmuştur. 1234 yılında Konya Selçuklu
topraklarına katılmıştır. 13.yy.da Selçuklu İmparatorluğunun yıkılması
ile Germiyan Beyliğine geçmiştir. Bu bölgede Kütahya ve İlçeleri
ile birlikte Osmanlılara çeyiz olarak verilmiştir. 1402 Ankara Savaşı
sonrası Germiyanoğullarına verildiyse de 1425 yılında tekrar Osmanlı
İmparatorluğu sınırlarına katılmıştır.
Tavşanlı : Kütahya'ya 47 km. uzaklıktadır.Tavşanlı'ya 6 km.
uzaklıkta Göbel Kaplıcaları suları romatizma, siyatik, cilt hastalıkları,
yaraların tedavisi, mide ve bağırsak ülseri, adale ve kemik rahatsızlıkları
ve havasındaki bol oksijen bolluğu nedeni ile astım rahatsızlıklarına
iyi gelmektedir. Tavşanlı ilçesinde bulunan Zeytinoğlu Kütüphanesi
eşsiz el yazması kitaplara sahiptir.
|
| Çinicilik
: Kütahya'nın simgesi ve onu bütün dünyaya tanıtan "Çinilik"
Kütahya’da en önemli sanat kolu olmanın yanısıra, önemli bir geçim
kolu olma özelliği de taşır. Kütahya’da Friglerle başlayan seramik
yapımı Bizans dönemi sonuna kadar sürekli gelişme göstermiştir. Kütahya,
100 yılı aşkın bir süre Selçuklularla Bizanslılar arasında tampon
bölge olarak kalmıştır. Bu dönem çiniciliğinde Bizans ve Selçuklu
kültürünün özellikleri birlikte kullanılmıştır. Daha sonra Beylikler
dönemine giren Kütahya’da Osmanlı etkisi görülmeye |
 |
| başlamıştır.
1314 tarihli Vacidiye Medresesi’ndeki Abdülvacit Efendi’nin sandukasında,
1428 tarihli Yakup Bey Türbesi’nde ilk Osmanlı dönemi renkli sırlı
çini tuğlalar kullanıldığı görülmektedir. 15. yy. Osmanlı seramik
ve çini sanatı, mavi beyaz grubu çinileri ile dikkat çeker. Bu orijinal
mavi beyazlar Hisarbey Cami (1487) ile Kükürt Köyü Camiinde (l697)
görülmüştür. 15. yy. mavi beyaz çinileri Kütahya’daki bazı yapıların
yanı sıra İstanbul ve Kudüs mimari eserlerinde de kullanılmıştır.
16. yy.’da Kütahya çini ve seramik sanatı faaliyetlerinin yavaşladığı
görülmekle beraber, İstanbul ve diğer önemli merkezlerde yapılan mimari
eserlerde, Kütahya çinilerinin kullanıldığı görülür. Günümüzde
ihraç malları arasına giren, desen ve renk zenginliği kazanan Kütahya
Çiniciliği olumlu bir yoldadır. İrili, ufaklı 500’e yakın atölyede
yapılan çiniler yurt içi ve yurt dışındaki pek çok eseri süslemektedir.
|
Porselen
: Kütahya’daki ilk porselen fabrikası 1974 yılında faaliyete başlamıştır.
Yüzyıllardır çinilerde sergilenen maharetler porselenlerde de yaşamaya
başlamıştır. Günümüzde Türkiye’nin her yerine gönderilen porselenler
pek çok ülkeye de ihraç edilmektedir.
|
 |
| Dokumacılık
: Halıcılık, köy ve kasaba evlerinde el tezgahlarında günümüzde
de önemli bir gelir kaynağı olarak sürdürülmektedir. Saray halıları
adıyla anılan ve Osmanlıların en parlak döneminde üretilen Simav halıları,
daha çok yaprak ve çiçek motifleriyle bezenmiştir. Yün ve pamuktan
halıların yüzeyi ve bordürü kıvrık damarlı yapraklar, rozet ve nar
çiçekleri, sümbül, karanfil gibi motiflerle bezelidir. Simav halıları
kökboya (alizarin) ile renklendirildiği için “kökboya halı” diye de
anılır. Geçmişte el tezgahlarında yöreye |
 |
| özgü kumaşlar
dokunmaktaydı. Günümüzde daha çok Gediz ve Şaphane’de sürdürülen el
dokumacılığında yalnızca bez üretilmektedir. Yine yöremize özgü Yörük
halıları, Aslanapa’nın Bayramşah köyünde dokunmaktadır.
|
| El
İşlemeleri : Eskiden beri sürdürülen el işlemeciliği, yöre kadınlarının
becerilerini, beğenilerini yansıtır. Günümüzde Kütahya Müzesinde sergilenen
peşkirler, uçkurlar, dane (yemeni) çevreleri, para, tütün ve saat
keseleri bunların özgün örnekleridir. Peşkirlerin boyaları, iplikleri
yerlidir. Keseler, pembe başta olmak üzere sarı, yeşil, al ve ak işlemlidir.
Yer yer krem, bej ve gri kullanılmıştır. Çevre, arabiye, kaftan, kavuk
vb. eşyada altın ve gümüş ipliklerle çeşitli motifler işlenmiştir.
Kütahya’da oyacılık, “iğne oyacılığı” biçiminde genellikle danenin
çevresini süsleyen bir sanat olarak gelişmiştir. Kütahya oyaları biçimlerine
göre beşe ayrılır. Bunlar gül, menekşe, zambak, papatya, karanfil,
haşhaş gibi çiçeklere benzeyen oyalar, ıtır, şeftali, söğüt, karanfil
yapraklarına benzeyen yaprak motifli oyalar, Gönül Dolabı, Mecnun
Yuvası, Yar Yare Küstü gibi soyut adlı oyalar, Süreyya, Diba gibi
özel yaşamları bilinenlere yakıştırılan oyalar ve |
 |
| Kaynana Oyası,
Elti Küstü, Ana Güldüren, Malak Sattıran gibi övgü, yergi niteliği
taşıyan oyalardır. |
|